UZMAN BOŞANMA AVUKATI 

Boşanma davalarında, bu alanda uzmanlaşmış, deneyim sahibi bir uzman boşanma avukatından yardım almak dava sürecinde hak kaybına uğramamak için önemlidir. Bu nedenlerle en iyi boşanma avukatı denilince akla, aile hukuku alanında çalışan, deneyim sahibi, değişen mevzuatlara göre kendisini yenileyen ve geliştiren anlamları gelmektedir.

Hukukun her alanında, sürekli yenilenen Yargıtay ve İstinaf mahkemesi kararları büyük önem taşımaktadır. Boşanma davalarında da iyi bir boşanma avukatından yardım almak yenilenen içtihat bilgilerinden yararlanılması, davada doğru yolun izlenmesi, usul ve ispat kurallarında hayata düşülmemesi yönlerinden önemlidir. Mahkeme süreçleri geri dönüşü olmayan süreçler olup kişinin bu süreçte hata yapması hak kaybına uğramasına sebep olacaktır.

Tarafları boşanma noktasına getiren sebepler ve süreçler her zaman birbirinden farklı özellikler gösterecektir. İyi bir boşanma avukatı, her olayı kendi özelliklerine göre ele alacak ve hangi olayların mahkeme önüne taşınması gerektiğine, hangi olayların ispatı için daha çok çaba harcanması gerektiğine ve olayları ispat için nelerden faydalanabileceğine dair değerlendirmeler yaparak müvekkillerini yönlendirecektir.

Boşanma davalarında ispat konusu her zaman önem taşımaktadır. Zira mahkeme önünde aile arasında yaşanmış olaylar anlatılmaya ve ispat edilmeye çalışılmakta olup bu ilişkiler genelde gizli ve 3. Kişilerce bilinmemektedir. Taraflar aile içinde bazı olayları yaşasa da bir gün boşanma aşamasına geleceğini düşünmemekte ve yaşanan olaylara dair ispat aracı olabilecek resim, yazışma, mesaj vs. varsa da saklama gereği duymamaktadır. Bu nedenlerle dava açan kişi veya karşı taraf haklı olduğunu düşünse de ispat kurallarını yerine getiremediği için mahkemeden çıkan sonuca şaşırabilmektedir. Bu nedenlerle boşanma davalarında iyi bir boşanma avukatından yardım almak her zaman lehinize olacaktır.

BOŞANMAK İÇİN NELER SEBEP GÖSTERİLEBİLİR 

Medeni kanunuda boşanma sebepleri Zina; Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış; Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme; Terk;  Akıl hastalığı ve Evlilik birliğinin sarsılması olarak düzenlenmiştir.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi, boşanma sebepleri arasında daha genel bir başlık olup genel olarak dava açar iken evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olması sebebine dayanırız.

Zina; Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış; Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme; Terk;  Akıl hastalığı sebepleri ile açılan davalar ise özel boşanma sebepleri olarak nitelendirilebilir. Zina sebebi ile açmış olduğunuz bir davada zina olgusunu, akıl hastalığı sebebi ile açmış olduğunuz bir davada da akıl hastalığı olgusunun ispat edilmesi gerekecektir.  Ayrıca zina sebebine adayarak boşanma davası açmak istemekte iseniz davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşmektedir. Affeden tarafın ise dava hakkı yoktur. Yine aynı şekilde hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebi ile dava açılmak istenilmesi halinde de davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl içinde dava açmaması halinde dava hakkı düşmektedir. Yine affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Daha genel bir boşanma sebebi olarak kabul edebileceğimiz evlilik birliğinin temelden sarsılmasında ise, eşler arasında ortak hayat artık sürdürülemez hale gelmiş olmalıdır. Yani ortak hayatı sürdürülemez hale getiren kusurlu eşin boşanmayı isteme hakkı bulunmamaktadır.  Ayrıca evliliğin sonlandırılması için evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yararın kalmamış olması gerekmektedir. 

Genel olarak boşanma sebepleri ile ilgili yapmış olduğumuz kısa açıklamalar yanı sıra her somut olay kendi içinde farklılıklar göstereceğinden dava açmadan önce mutlaka uzman bir boşanma avukatına danışmanızı tavsiye ediyoruz.

BOŞANMA SEBEPLERİ NELER OLABİLİR 

Aile içinde huzursuzluklara sebep olan, aile birliğini bozmaya başlayan en çok duyduğumuz bazı cümleler “Eşim eve hep geç geliyor, eşim ile iletişim kuramıyorum, eşim kumar oynuyor, çocuklar ile ilgilenmiyor, eve yeterince para vermiyor, eve haciz yazıları geliyor, bankadan habersiz kredi çekiyor, hafta sonları çocukları ile ilgilenmiyor, çocukların ihtiyaçlarını karşılamıyor, maddi destekte bulunmuyor, sürekli arkadaşları ile geziyor, sürekli sosyal medya ile ilgileniyor…” şeklindedir.

Bunlar yanı sıra  açılan davalarda en çok karşılaştığımız aile birliğini yok eden olumsuz davranışlar şiddet, hakaret, ekonomik sebepler, ilgisizlik ve aldatmadır. Bu sebepler yanı sıra somut olaylara göre boşanma sebepleri farklılaşabilecektir. Aile mahkemelerinin esas amacı aile birliğini korumak olduğu için bizim atfettiğimiz her sebep mahkeme nezdinde boşanma sebebi olarak değerlendirilemeyebilecektir. Bu nedenlerle boşanma davası açmaya karar vermiş isek mutlaka uzman bir boşanma avukatına danışmanız yararlı olacaktır.

ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİK SEBEBİ İLE BOŞANMA DAVASI 

Boşanma davası açarken genellikle şiddetli geçimsizlik sebebine dayanarak dava açarız. Peki, bu şiddetli geçimsizlik ile anlatılmak istenilen nedir? 

Şiddetli geçimsizlik ile kastedilen aslında en basit hali ile bir evliliğin her iki taraf içinde artık bitmiş olması, sürdürülemeyecek hale gelmiş olması, tarafların bir arada kalarak evliliği devam ettirmelerinin artık taraflardan beklenememesi halidir. Yani mahkemelerce kabul edilen bir evliliğin objektif olarak değerlendirildiğinde bitmiş olmasıdır.

Taraflardan biri boşanmak ister iken diğeri boşanmak istemeyebilir ki bu çok karşılaşılan bir durumdur. Taraflar birçok sebep ile boşanmak ister iken birçok sebeple de boşanmak istemeyebilecektir. Zira aile birliği kavramı yalnızca duygusal bağdan ibaret değildir, tarafların evliliği sürdürmek için maddi çıkarları da söz konusu olabilir. Mahkemelerde bu sebeplerle olaylara objektif açıdan bakmakta ve toplumun temel taşı olan aile birliğini dağıtma değil de korunma anlayışı ile hareket etmektedirler. Taraflar mahkeme huzuruna çıktığında aile birliği içerisinde yaşanan olumsuz olaylar sebebi ile o evliliğin bitmiş olduğu kabulü de artık zorunlu hale gelmiş olabilir. Burada bu kabulü sağlayacak olan ise yaşanan olumsuz olayların derecesi, şiddetidir. Örneğin aldatmanın mahkemede ispat edilmesi halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu kabul edilecektir. Veya şiddet uygulanması, hakaret edilmesi, onur kırıcı söz söylenmesi durumlarında yine evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, taraflar arasında şiddetli geçimsizlik olduğunun kabulü gerekecektir. Yaşanan olayların önemi kadar yaşanan olayların mahkeme huzurunda ispatı, hangi ispat araçlarının kullanılacağı büyük önem taşıyacağından boşanma davasında uzman bir boşanma avukatından danışmanlık alınması önem taşımaktadır.

ORTAK HAYAT TARAFLAR AÇISINDAN SÜRDÜRÜLEMEZ HALE GELMİŞ OLMALIDIR

Tüm bu hallerde ortak hayatın taraflar açısından sürdürülemez hale gelmiş olduğu kabul edilecektir, tüm bu durumlarda taraflardan birisinin boşanmayı istemesi bir tarafın ise istememesinin bir önemi kalmayacaktır. Ama her zaman dikkat edilmesi gereken en önemli husus yaşanan olayın ispat edilmesidir. Eğer siz mahkemede yaşanan bir olayı, iddiayı ispat edemez iseniz yalnızca anlatılan bir olay üzerinden mahkemenin sizi haklı görmesini de isteyemezsiniz. Bu sebeple ne kadar haklı olunursa olunsun uzman bir boşanma avukatından danışmanlık alınması çok önemlidir.

ŞİDDETLİ GEÇİMSİZ NEDENİ İLE açılan bir boşanma davasında, boşanma kararı verilebilmesi için taraflar açısından ortak hayatın sürdürülemez hale gelmiş olmasının mahkemece kabul edilmiş olması gerekmektedir. Lakin ortak hayatın sürdürülemez hale gelmiş olması her iki taraf için de olması gereken bir durum değildir. Ortak hayat sürdürülemez hale gelmiş iken her iki taraf da bu durumu aynı anda kabul edememiş olabilir. Burada önemli olan olaylar objektif olarak değerlendirildiğinde evliliğinin devamının taraflara yarardan çok zarar getireceği kabul ediliyorsa o evliliğin temelinden sarsılmış olduğu kabul edilerek boşanma kararı verilmesi gerekecektir.  Kıdemli boşanma avukatı yaşanan olayların ispatı konusunda size yol gösterecektir.

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI 

ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA BOŞANMA AVUKATI 

Taraflar boşanma ve boşanmanın ferileri dediğimiz nafaka, tazminat ve velayet konularında anlaşma sağlamış bu konularda anlaşma sağladıklarına dair bir protokol hazırlayıp anlaşmalı boşanma davası açabilirler. Anlaşma protokolünün mal paylaşımı, nafaka, tazminat konularında hak kaybına uğramamak veya ileride beklenmedik sürprizlerle karşılaşmamak için uzman boşanma avukatı tarafından hazırlanmasını tavsiye etmekteyiz. Zira boşanma aşamasında taraflar duygusal kararlar verebilmekte, süreç bir an önce bitsin mantığı ile hareket ederek iyi düşünmeden adımlar atabilmektedir. Bu süreçte sizi temsil eden ve haklarınızı savunan bir boşanma avukatının yanınızda olması hata yapmanıza engel olacaktır.

Anlaşmalı boşanma davalarında evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu kabul edilmektedir. Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için tarafların en az bir yıl evli kalmış olması gerekmektedir. Anlaşma boşanma davasının tüm ayrıntıları için uzman boşanma avukatlarımız ile iletişime geçebilirsiniz.

BOŞANMA DAVASINDA NASIL MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ALABİLİRİM

Boşanma davalarında maddi ve manevi tazminat konusu uzmanlık gerektiren bir alan olup bu konu ile ilgili kıdemli boşanma avukatlarından danışmanlık alınmalıdır.

Boşanma ile mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteme hakkına sahiptir.

Peki boşanma ile mevcut menfaatlerin zedelenmesi ne anlama gelmektedir? Kısaca şu şekilde ifade edebiliriz, kusursuz veya daha az kusurlu eşin boşanma ile mal varlığında oluşan eksilmedir. Medeni kanun uyarınca evlilik sürerken eşlerin karşılıklı hak ve yükümlülükleri bulunmaktadır. Boşanma ile bu hak ve menfaatler sona ereceğinden menfaatlerin sona ermesi ile kusursuz eşin zararı oluşacaktır. Örneğin eşin bakım, yardımlaşma ve ekonomik dayanışma hakkının kaybından dolayı uğradığı menfaat kayıpları nedeni ile maddi zararı oluşmuş olabilir. Mevcut zararın neler olabileceğine örnek vermek gerekir ise örneğin eşler arasında yapılan iş bölümü nedeni ile eşlerden biri çalışmakta iken diğer eş ev işleri ve çocuk bakımını üstlenmiş olabilir, bu durumda boşanma halinde çalışmayan eş bakım ve barınma konusunda zarara uğrayacaktır. Zira ev işleri ve çocuk bakımını üstelenen eş çalışma hayatından uzak kalarak yeniden iş bulma imkan ve ihtimalini azaltmıştır. Başka bir örnek de kadın eş evlenerek okul hayatını yarıda bırakmış olabilir ki bu da çok rastladığımız bir durumdur. Eğitim hayatını yarı da bırakan ve evlilik yaşantısı boyunca çalışmayan kadın eş boşanma ile mevcut menfaatlerini kaybedecek ve zarara uğrayacaktır.

KUSURSUZ VEYA DAHA AZ KUSURLU EŞ MADDİ TAZMİNAT İSTEYEBİLİR Mİ

Ayrıca boşanarak güncel menfaatlerini kaybeden eş yanı sıra, beklenen bir menfaati zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş de tazminat isteme hakkına sahiptir. Örneğin eşin boşanma nedeni ile sigorta sözleşmesinin sona ermesi halinde beklenen bir menfaatinin zedelendiği söylenebilir.

Boşanma neticesi ile maddi tazminat isteminde bulunan eşin boşanmaya neden olan olaylarda kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekmektedir. Burada ki kuralın ana prensibi “hiç kimse kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemez” evresel hukuk ilkesidir.

Maddi tazminat, açılan boşanma davasında istenilebileceği gibi boşanma kararı verildikten sonra açılabilecek bir tazminat davası ile de istenilebilir. Bu durumda ise boşanma kararını kesinleştikten sonra bir yıl içerisinde tazminat davası açılmak zorundadır. Aynı şekilde manevi tazminat da boşanma davası dışında da istenilebilir ama aynı kural yanı boşanma davası kesinleştikten sonra bir sene içerisinde manevi tazminat davası açılması zorunluluğu burada da geçerlidir.

BOŞANMA DAVASINDA MANEVİ TAZMİNAT 

Manevi tazminat istemi maddi tazminat isteminden farklıdır. Manevi tazminat isteminde ise boşanma ile mevcut veya gelecekte ki bir menfaatimizin sonlanması veya zedelenmesi söz konusu değildir. Manevi tazminat istemi, kişilik haklarımızın saldırıya uğradığı zamanlarda gündeme gelecektir. Örneğin şiddet olaylarında, hakaret içeren sözlerde, onur kırıcı davranışlarda, aldatılma halinde; kişilikte, öz benlikte oluşan manevi zarardan söz edilebilecektir.

BOŞANMADA NE KADAR MADDİ  – MANEVİ TAZMİNAT İSTENEBİLİR

Maddi ve manevi tazminatın miktarı somut olayın koşullarına göre belirlenecektir. Ama her iki tazminat isteminde de tazminat yükümlüsü olacak kişinin maddi durumu belirleyici kriterlerden birisi olacaktır. Bunun dışında maddi tazminatta uğranılan maddi zarar hakkaniyet ölçüsünde tespit edilmeye çalışılacaktır, manevi zararda ise yaşanılan olumsuz olayların ne kadar süre ile yaşandığı, şiddeti, kişi üzerinde bıraktığı olumsuz etki hepsi bir arada değerlendirilerek yine hakkaniyet ölçüsünde bir belirleme yapılacaktır. 

BOŞANIRKEN NE KADAR MADDİ-MANEVİ TAZMİNAT ALABİLİRİM?

 Boşanma davasında ne kadar maddi ve manevi tazminat alınabileceği, tarafların taleplerine, tarafların kusuruna, somut olaydaki yaşanan olumsuz olaylara, tarafların maddi durumuna göre değişecektir. Dava açılır iken ne kadar tazminat talep edilebileceği bir çok husus bir arada değerlendirilerek belirlenebileceğinden mutlaka kıdemli bir boşanma avukatına danışılmalıdır.

BOŞANMA DAVASI AÇMAK İÇİN NE YAPMALI

            Boşanma davası açmak konusunda karar verildikten sonra uzman bir boşanma avukatından danışmanlık alınması sürecin sonunda beklenmedik bir sonuçla karşılaşmayı engelleyecektir.  Açılacak boşanma davasında taleplerin belirlenmesi, ispat araçlarının neler olduğu, hangi olayların mahkemede ısrarla anlatılması gerektiği, hangi ayrıntıların önemli olduğunun belirlenmesi çok önemlidir. Boşanma davasında velayet talep edilecek mi, velayeti alabilmek için hangi ayrıntılar önemlidir, maddi ve manevi tazminat istenecek ise ne kadar talep edilebilir, tüm ayrıntıların belirlenmesi büyük önem taşıdığından, sürecin uzman boşanma avukatı danışmanlığında takibi önem taşımaktadır.

Boşanma davalarında bir çok hususun ispat edilmesi gerekmektedir. Boşanma davalarında taraflar arasında yaşanan olumsuz olaylar, kusur durumu, tarafların maddi mal varlıkları, gelirler durumları, manevi tazminat istemlerinde olayların kişiliğe verdiği zararın ispatı önem taşıyacaktır. Tüm bu ayrıntılar sebebi ile boşanma davalarında uzman bir boşanma avukatından danışmanlık alınması önem taşımaktadır.   

BOŞANMADA TARAFLARIN EŞİT KUSURU 

Boşanma davalarında kusur durumu büyük önem taşımaktadır. Boşanma kararı verilebilmesi dahil, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat taleplerinde kusur durumu belirleyici olacaktır. Boşanmada tarafların karşı tarafından kusurunu ve kendi kusursuzluğunu ispat etmesi gerekmektedir. Kusur durumu dava sürecinde en önemli belirleyici unsur olacağından önem verilmesi gerekmektedir. Taraflar ne kadar haklı olurlarsa olsunlar kusursuzluklarını veya karşı tarafın kusurunu davada ispat edemediklerinden beklenmedik sonuçlarla karşılaşılabinmektedir. Tüm bu nedenlerle boşanma davalarında kıdemli bir boşanma avukatından danışmanlık almanız önemlidir. 

EŞİN SÜREKLİ HATASINI GÜNDEME GETİRMEK DE KUSUR SAYILIYOR

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aile birliğini ekonomik yönden sarsacak şekilde borçlanan koca ile, bir arkadaşına kefil olan eşinin bu hatasını sürekli gündeme getiren kadını eşit kusurlu buldu. Verilen emsal kararla birlikte artık eşinin hatasını sürekli gündeme getirmek boşanma davalarında kusur sayılacak. 

BOŞANMA DAVASINDA KUSUR TESPİTİ 

Görülen boşanma davasında hakimin kimin daha kusurlu olduğunu tespit edebilmesi için tarafların ispat yüklerini yerine getirmiş olmaları yani yaşanan olumsuzluklara sebep olanın karşı taraf olduğunu ispat etmesi gerekecektir. İspat olgusu tarafa düşen en önemli görev olup tarafın bir boşanma avukatının desteği olmadan bu görevi yerine getirmesi büyük zorluklar taşıyacaktır. Açılan bir boşanma davasında ne kadar haklı olursak olalım önemli olan haklılığımızın mahkeme huzurunda ispatı olacağından hangi olayların hangi ispat araçları ile ispat edilebileceği konusunda uzman bir boşanma avukatından destek alınması önem taşımaktadır. Önemli olan açılan bir boşanma davasında ispat araçlarının doğru kullanılması ile hakimin ikna edilmesidir.

BOŞANMA DAVASINDA EŞLERİN KUSUR ORANI NASIL BELİRLENİR 

Boşanma davası açan kişi ne kadar haklı olsa da bazen dava sonunda olumsuz, beklenmedik sonuçlarla karşılaştıklarını görebilmekteyiz. Dava sonunda taleplerin kabul edilebilirliği açısından boşanmak isteyen eşlerin kusur oranların belirlenmesi ve kusur oranlarının ispatı önem taşımaktadır. Bu nedenle de boşanma davalarında eşlerin kusur oranları nasıl belirlenebilecektir sorusu önem taşımaktadır.

Boşanma davası açtıktan sonra ispat edilmeyen bir olay üzerinden hakimin haklı olduğumuzu düşünmesi mümkün değildir. Bu nedenlerle olayların anlatımı, karşı tarafın kusurunun ispatı önem taşımaktadır, ancak ispat edebildiğimiz oranda hakimi ikna etmiş sayılırız. Tüm bu nedenlerle karşı tarafın kusuru ile kendi kusursuzluğumuzun ispatı için uzman bir boşanma avukatından destek alınması önemlidir. 

BOŞANMADA KUSUR SAYILAN HALLER 

En genel hali ile eşin aldatılması, evlilik birliği içinde şiddet uygulanması, hakaret edilmesi, eşin sürekli toplum içinde küçük düşürülmesi, çalışan eşin ev giderlerini karşılamaması, çalışmayan eşe maddi olarak destek olmaması, eşlerin çocuklara bakmaması kusurlu davranışlar olarak sıralanabilir.

Bu sıraladığımız sebepler en bilindik sebepler olmakla her somut olay kendi özelinde değerlendirilmelidir. Boşanmada kusur sayılan hallerin neler olabileceği ile ilgili olarak uzman bir boşanma avukatına danışılması ve bilgi alınması somut olayda doğru yol alınması için önem taşıyacaktır. Aile birliğini dağılma aşamasına getiren, tarafların birbirlerine karşı tüm olumsuz davranışları kusurlu haller olarak sayılabilecektir, ama kusurlu davranış olarak adlandırdığımız halin objektif olarak da kusurlu bir davranış olarak sayılabilmesi gerekmektedir, bu sebeplerle kusurlu davranışın mahkemede doğru ifade edilebilmesi için uzman bir boşanma avukatından destek alınmalıdır.

BOŞANMA DAVASINDA KUSURUN İSPATI

Boşanma davalarında yaşanan olumsuz olayların ispatı ve karşı tarafın kusurunu ispat ermek için her türlü ispat aracından yararlanılabilir. İspat araçları tanık, yazılı ve görsel deliller, telefon konuşma kayıtları, sosyal medya paylaşımları, sosyal medya yazışmaları vs. Olabilir. İspat araçları her somut olaya göre çoğaltılabilir, bu nedenlerle ispat konusunda mutlaka uzman bir boşanma avukatından danışmanlık alınmalıdır.


İSTANBUL AVUKAT EZGİ ESNİK GÜNAY HUKUK BÜROSU