İşçinin İşverene Verdiği Zarar: İşten Çıkarma ve Tazminat Süreci
İşçinin işverene zarar vermesi durumunda işten çıkarma (fesih) ve tazminat süreçleri nasıl işler? İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’na göre tüm haklarınızı ve sorumluluklarınızı öğrenin.
Giriş: İş Yerinde Yaşanan Hasar ve Sonuçları
İş hayatında, kasıtlı veya istemeden de olsa işçinin işverenin malına, ekipmanlarına veya müşterilerine zarar vermesi gibi istenmeyen durumlar yaşanabilir. Bu gibi bir durumda hem işçi hem de işveren tarafında akla ilk gelen sorular şunlardır:
- İşveren, zarar veren işçiyi işten çıkarabilir mi?
- Oluşan maddi zararı işçiden talep edebilir mi?
Cevap: Evet, Türk hukuk sistemine göre her ikisi de mümkündür. Ancak bu iki durumun şartları, yasal dayanakları ve sonuçları birbirinden farklıdır. Bu yazıda, İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu ışığında bu kritik soruların yanıtlarını net bir şekilde bulacaksınız.
1. İşçinin Verdiği Zarar Nedeniyle İşten Çıkarılması (Haklı Nedenle Fesih)
Bir işçinin verdiği zarar sebebiyle kıdem tazminatı ödenmeden işten çıkarılması, İş Kanunu’nun 25. maddesinde düzenlenen “Haklı Nedenle Derhal Fesih” hallerinden biridir.
Haklı Nedenle Fesih İçin Gerekli Şartlar Nelerdir?
İşverenin bu hakkı kullanabilmesi için aşağıdaki iki şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
- Zararın Nedeni: Kasıt veya Ağır İhmal
- Zarar, işçinin kendi isteğiyle (kasıtlı olarak) veya savsaması (işini önemsememesi, ağır ihmali) yüzünden meydana gelmelidir. Basit bir dikkatsizlik veya mesleki bir hata genellikle bu kapsama girmez.
- Zararın Miktarı: 30 Günlük Ücret Sınırı
- İşçinin verdiği hasar, kendi otuz günlük brüt ücretinin tutarını aşmalıdır. Eğer zarar bu miktarın altındaysa, işveren bu maddeye dayanarak işçiyi tazminatsız olarak işten çıkaramaz.
Yasal Dayanak: 4857 sayılı İş Kanunu Madde 25/II-ı
DİKKAT: Hak Düşürücü Süreler!
İşveren, haklı fesih hakkını istediği zaman kullanamaz. Bu hakkın kullanımı çok katı sürelere bağlanmıştır:
- İşveren, zararı ve işçinin bu zararı verdiğini öğrendiği tarihten itibaren 6 iş günü içinde fesih işlemini yapmak zorundadır.
- Her halükarda, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren 1 yıl geçtikten sonra bu hak kullanılamaz.
Bu süreler kaçırılırsa, işveren işçiyi bu sebepten ötürü tazminatsız işten çıkaramaz.
2. İşverenin Zararı İşçiden Talep Etmesi (Tazminat Sorumluluğu)
İşçinin verdiği zararın işçiden istenmesi konusu İş Kanunu’nda değil, Türk Borçlar Kanunu‘nda düzenlenmiştir. Bu, işten çıkarma sürecinden tamamen bağımsız bir haktır.
İşçinin “özen ve sadakat borcu” gereği, işini yaparken kusurlu davranışlarıyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.
Tazminat Sorumluluğunun Şartları Nelerdir?
- Kusur Yeterlidir: İşçinin kusurlu (kasıtlı veya ihmalkâr) olması, tazminat talep etmek için yeterlidir.
- 30 Günlük Maaş Sınırı Yoktur: Tazminat talebi için zararın belirli bir miktarda olması gerekmez. İşveren, 1 liralık zararı da, 100.000 liralık zararı da talep edebilir.
- Üçüncü Kişilere Verilen Zarar: Eğer işçi, bir müşteriye veya başka bir üçüncü kişiye zarar verirse ve işveren bu zararı karşılarsa, ödediği bu parayı daha sonra işçiden talep edebilir (rücu hakkı).
Yasal Dayanak: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 400
Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Mahkeme, tazminat miktarını belirlerken sadece zararın boyutuna bakmaz. Aşağıdaki kriterleri de göz önünde bulundurur:
- İşin tehlike derecesi
- İşin uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği
- İşçinin işverence bilinen yetenek ve nitelikleri
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: Zarar veren işçi tazminatsız işten atılır mı? Cevap: Evet, ancak sadece zarar işçinin kasıt veya ağır ihmalinden kaynaklanıyorsa ve zararın miktarı işçinin 30 günlük brüt maaşını aşıyorsa atılabilir. İşveren olayı öğrendikten sonra 6 iş günü içinde hareket etmelidir.
Soru 2: Verdiğim zarar 30 günlük maaşımdan azsa ne olur? Cevap: İşveren sizi bu sebeple tazminatsız işten çıkaramaz. Ancak oluşan zararın tamamını Borçlar Kanunu’na göre sizden dava yoluyla talep etme hakkı saklıdır.
Soru 3: İşveren zararı doğrudan maaşımdan kesebilir mi? Cevap: Hayır. İşçinin açık ve yazılı rızası olmadan işveren, zarar bedelini maaştan keyfi olarak kesemez. Bu, yasal olarak “ücret koruması” ilkesine aykırıdır.
İşçinin işverene zarar vermesi karmaşık ve hukuki detaylar içeren bir konudur. Hak kaybı yaşamamak için hem işçilerin hem de işverenlerin bir İş Hukuku avukatından danışmanlık alması şiddetle tavsiye edilir.