Boşanma ve ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemeleri almak zorundadır.
Boşanma veya ayrılık davası açılması halinde hâkim, bu önlemleri talep olmasa dahi resen (kendiliğinden) almalıdır.
Boşanma davasının açılması ile eşlerin ayrı yaşama hakkı başlayacak olup boşanma davası sırasında hâkim, eşlerden birinin ekonomik gücü, mal varlığı ve geliri yoksa diğer eşin yükümlülüklerini belirleyecek, boşanma ve ayrılık davası açılınca mal varlığı ve geliri olmayan eş ve varsa yanındaki çocuklar için dava tarihinden geçerli olmak üzere uygun TEDBİR NAFAKASI takdir edecektir. BOŞANMA VE AYRILIK DAVASININ AÇILMA TARİHİNDEN MAHKEME HÜKMÜ KESİNLEŞİNCEYE KADAR DEVAM EDECEK OLAN BU NAFAKAYA TEDBİR NAFAKASI DENİR.
Tedbir nafakasının belirlenmesinde tarafların gelirleri ve mal varlıklarının değeri önem taşımaktadır. Zira tarafların gelir ve mal varlıkları eşitse, ayrı yaşamaya başlayan tarafların yaşam kalitesi ve düzeyinde herhangi bir değişiklik bulunmuyorsa TEDBİR NAFAKASI bağlanmasına gerek olmayacaktır. Ergin olmayan çocuklar yönünden ise çocukların hangi tarihlerde hangi eş yanında bulunduğu, çocuğun eğitim, bakım gereksinimleri, doğum tarihleri de göz önünde tutularak, nafaka ödeyecek tarafın gelir durumu da dikkate alınarak TEDBİR NAFAKASI bağlanacaktır. Çocuk ergin ise TEDBİR NAFAKASINA hükmolunamaz.
Taraflar ayrı yaşamakta ve ayrı yaşamakta haklı nedenleri bulunmakta ise birbirlerinden boşanma davası açmadan da tedbir nafakası isteyebilirler. ÖRNEĞİN KADIN KOCASI TARAFINDAN EVDEN KOVULMUŞ VEYA KOCASI EVİ TERK ETMİŞ İSE BOŞANMA DAVASI AÇMADAN DA MAHKEMEYE BAŞVURU YAPARAK TEDBİR NAFAKASI BAĞLANMASINI İSTEYEBİLİR.
BOŞANMA DAVASI AÇILMADAN ÖNCE KADININ NAFAKA İSTEMEYECEĞİNE DAİR BEYANI HUKUKİ SONUÇ DOĞURMAZ. NAFAKA TAKDİRİNDE EN ÖNEMLİ HUSUS TARAFLARIN GELİRLERİ VE MAL VARLIKLARIDIR. EKONOMİK VE SOSYAL DURUMUN TARAFLARCA DAVAYA OBJEKTİF OLARAK YANSITILMASI ÖNEMLİDİR. TAKDİR EDİLECEK NAFAKA MİKTARI TARAFLARI EKONOMİK OLARAK GÜÇ DURUMA DÜŞÜRMEYECEK VE İHTİYACI KARŞILAYACAK MİKTARDA OLMALIDIR. Boşanma davası sırasında tedbir nafakası istenilmemiş ise dava bittikten sonra kararın tedbir nafakası yönünden temyiz edilmesi ise kararı değiştirmeyecektir.
Boşanmada tazminat ve nafaka konusu sıkça karşılaşılan anlaşmazlıkların başında gelir. Medeni Kanun uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir.
Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
BOŞANMA DAVALARINDA NAFAKA
Boşanma davalarında nafaka ve tazminat istemleri tarafların maddi durumları, kusur ve tüm bunların ispatına bağlı olmaları sebebi ile boşanma konusunda uzan bir avukatın yardımına başvurmak tarafların yararına olacaktır.
Boşanma davası sonra kişilerin sıklıkla yaşadığı problemlerden biri de eğitim ve yardım nafakası konusudur. Peki bu nafaka nasıl ödenir, kime ödenir, ödenmezse dava açılabilir mi?
Boşanmadan sonra müşterek çocuk 18 yaşına gelene kadar ödenen nafakaya iştirak nafakası denilmektedir. İştirak nafakasını velayeti almayan eş, alan eşe ödeyecektir. Çocuk 18 yaşına geldiğinde ise nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kalkmaktadır. 18 yaşına gelen çocuk ise halen eğitim hayatı devam ediyor ise ebeveynlerine karşı yardım nafakası davası açabilecektir. Burada ki şart çocuğun eğitim hayatının devam ediyor olmasıdır.
YARDIM NAFAKASI
Ayrıca Türk Medeni Kanunu madde 364’de belirtilmiş olduğu hali ile yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan herkes üst soy (anne – baba, dede-nine), alt soy (çocuklar) ve erkek ve ya kız kardeşlerinden yardım nafakası isteyebilecektir. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri refah içerisinde bulunmalarına bağlıdır.
Boşanma davası açan eş, mahkemeden kendisine açmış olduğu dava sürecinde ödenmek üzere tedbir nafakası, boşanma davası sonrası için ise yoksulluk nafakası ödenmesini isteyebilir.
TEDBİR NAFAKASI KİME VERİLİR?
Boşanma davası süresince mahkeme hakiminin, eşlerin barınması ve geçimi ile çocukların bakım ve korunması için gerekli önlemleri resen alması gerekmektedir. Tedbir nafakası da yine bu kapsamdadır. Tedbir nafası, dava süresince ayrı yaşama sebebi ile barınma ve geçim sıkıntısına düşecek olan eşe verilecektir. Tabi müşterek çocuklar için de tedbir nafakası verilecektir. Burada davanın kim tarafından açıldığı ve kusurlu olup olmadığının önemi bulunmamaktadır.
YOKSULLUK NAFAKASI KİME VERİLİR?
Boşanmaya karar verildikten sonra yoksulluğa düşecek tarafın diğer eşten süresiz olarak isteyebileceği nafakaya ise yoksulluk nafakası denilmektedir. Yoksulluk nafakası isteyebilmek için boşanma ile yoksulluğa düşecek eşin diğer eşten daha az kusurlu yada en azından eşit kusurlu olması gerekmektedir. Yoksulluk nafakası isteyen tarafın istemini boşanma davasında açıkça belirtmesi gerekmekte olup hakim bağlanacak nafaka miktarını hem nafaka isteyen eşin ihtiyaçlarına hem nafaka ödeyecek eşin maddi durumuna göre tabi ki üst sınırı ne kadar nakafaka istenilmiş olduğuna bağlı kalınarak belirleyecektir.